Mimarlık

Hızla gelişen ve çok kısa bir sürede ülkemizin genç, dinamik ve üretken üniversitelerinden biri niteliğine kavuşan Kocaeli Üniversitesi, bu gerçeğin farkındalığıyla 1998 yılında Güzel Sanatlar Fakültesi içerisinde İç Mimarlık Bölümü’nü kurmuş; aynı fakülte içerisinde Mimarlık Bölümü açmak için de girişimlerde bulunmuştur. Ancak bunun olanaklı olmaması üzerine Mimarlık Bölümü’nü 2002 yılında Mühendislik Fakültesi bünyesinde açma yoluna gitmiştir. Bölüm aynı yıl bir yıl zorunlu İngilizce hazırlık ve dört yıllık lisans eğitimini kapsayacak şekilde sayısal puanla öğrenci alarak öğretime başlamıştır. 2006 yılında Güzel Sanatlar Fakültesi’nin İç Mimarlık Bölümünü de içerecek şekilde, ülkemizde bu ismi taşıyan ilk örnek olarak Mimarlık ve Tasarım Fakültesi’nin kuruluşuna öncülük eden ve bu fakülte bünyesinde çalışmalarını sürdüren başlayan Mimarlık Bölümü, 2011-2012 öğretim yılından başlayarak da bir yılı isteğe bağlı hazırlık dört yılı lisans düzeyi olmak üzere lisans eğitimini vermeye devam edecektir. Bölüm ayrıca Kocaeli Üniversitesi’ndeki Fen Bilimleri Enstitüsü bünyesinde tezli ve tezsiz yüksek lisans programlarını da yürütmektedir.

Dünyanın en eski mesleklerinin başında gelen, kökleri 5000 yıl öncesine dayanan, Tıp ve Hukuk yanında insanların en temel yaşamsal alanlarından biri olma özelliğini sürdüren mimarlık, insanoğlunun barınma içgüdüsüyle mağara ve ağaç kovuklarından yararlanmaya başlamasından bu yana toplumsal gelişme ve değişimlere koşut olarak, başka hiçbir alanda karşılaşılamayacak zenginlikte ürünler vererek günümüze ulaşmıştır. Bu süreçte mimar, insanlara ve topluma sunduğu tasarımlar, bu tasarımların somutlaştığı yapılar ve yaşanabilir mekanlarla hem onları değiştirmiş hem de bu değişimle ortaya çıkan yeni sorunların üstesinden gelmeyi uğraş edinmiştir. İlk meslek insanı/profesyonel kavramının ortaya çıktığı 16. yüzyılı izleyen zaman diliminde önce Avrupa’da, 19. yüzyıldan başlayarak da Amerika’da meslek statüsüne kavuşan mimarlığın, günümüzde, mimarlık yanında, yapı ve yapılı çevrelerin planlanması, tasarlanması ve üretilmesini içeren ve çalışılan ölçeğin niteliğine göre birbirine eklemlenen ve/veya birbirinden ayrışan şehir ve bölge planlama, iç mimarlık,endüstri ürünleri tasarımı gibi disiplinleri bu disiplinlerde eğitilmiş meslek gruplarını da kapsayan kavramsal bir şemsiye veya temel alan olarak karşımıza çıktığı görülmektedir.

Mimarlığın, bugünkü konumu ve yeni dünya düzeni çerçevesinde ortaya çıkan yepyeni sorunlarla karşı karşıya kalması alanın kendine özgü niteliklerinin ön plana çıkmasına, toplumsal ve fiziksel çevreyi dolayısıyla bireylerin ve toplumun yaşam niteliğini etkilediğinin ve insanlık için yaşamsal önem taşıdığının bilincine varılmasına; kamu yararı boyutunu da içermesi nedeniyle toplumsal ve kültürel açıdan tartışma konusu olmasına yol açtığı, dünya ölçeğinden başlayarak ulusal ve bölgesel düzeye dek her ölçeğin kendi koşulları ve beklentilerini de içerecek şekilde çalışmalara konu olmasına yol açtığı hemen her ülkenin kendi ulusal mimarlık politikalarını oluşturmak için çaba göstermekte olduğu söylenebilmektedir.

Dünya üzerindeki konumu yanında, geçmiş uygarlıkların izlerini barındıran, bu uygarlıkların çok sayıda, çeşitli, yaşayan örneklerine sahip az sayıdaki ülkeden biri olan yurdumuzun bu değerleri koruyup gelecek kuşaklara aktarmasında ve kendi özel koşullarının yarattığı sorunların, sıklıkla yaşanan depremler, sel ve toprak kaymaları gibi afetler, nüfus artış hızı, 1950’li yıllardan bu yana yaşanan sanayileşmenin yol açtığı kentleşme ve göç olgusunun ortaya çıkardığı yapı açığı ve bu açığa karşılık arsa, finansman ve işgücü kaynaklarının sınırlılığı vb, çözümünde ise iyi yetişmiş meslek adamlarının varlığı ve çabaları özel bir önem taşımaktadır.

Öte yandan halen başta sanayileşme olmak üzere henüz önceki yüzyılın yol açtığı değişim ve dönüşümlerin olumlu/olumsuz etkilerinin yarattığı sorunlara çözüm aramakta olan ülkemizin küreselleşmeyle birlikte gündeme gelen bu yeni değişim ve dönüşüme ayak uydurabilmesinde yaşanan büyük güçlüklerin çözümünde mimarlık alanına olan gereksinimi daha da çarpıcı kılmaktadır. Mimarlık alanını ilgilendiren önemli bir diğer konu da rekabetin ulusal boyutları aşarak küreselleştiği, dolayısıyla var olabilmenin daha başarılı olabilmek için iyi olmanın yetmediği, belirli bir farkın da yaratılmasının zorunlu ve kaçınılmaz olduğu bu yeni dünya düzeninde, teknoloji kadar tasarımın da öneminin artmasıdır. Günümüzde nitelikli üretimin insan merkezli bir anlayışa doğru ilerlemesi, ürünün hedef olmaktan çıkarılıp insan ve gereksinimlerine duyarlı devamlılığı olan geliştirilebilir bir kavram olarak tasarımda odaklanması planlanan hedeflere ulaşmada öngörülebilir bir gerçekliktir. Özel olarak, geçmişi arkeolojik dönemlere dek uzanan, kara, deniz ve demiryolu ulaşımıyla Anadolu’yu Avrupa’ya bağlayan tek geçiş yolunu teşkil eden, ülkenin en büyük 2. sanayi bölgesi olan, deniz ve göl kıyıları, yaylaları, ormanları, tarihi ve arkeolojik değerleriyle turizm potansiyelini bünyesinde barındıran, ticaret ve kültür merkezi olarak gelişmesi yanında ülke yüksek öğretimi ve bilimsel gelişiminde de önemli bir yer tutan ve kanımca tüm ülkeyi temsil edebilecek özelliklerin hepsini bünyesinde barındıran Kocaeli’nde gerek potansiyellerin değerlendirilmesinde gerekse çarpık kentleşme, göç, depremin yarattığı sorunlarla sanayinin fiziksel mekan kullanımında yol açtığı tahribatın üstesinden gelinmesinde, mimarlığın yeri tartışılamayacak bir konumdadır.

Ayrıca unutulmaması gereken en önemli noktalardan biri de, üniversitelerin bulundukları çevre ile bütünleşmesinin en kolay yoldan gerçekleştirilmesinin mimarlık mesleğine yönelik eğitim veren bölümler aracılığıyla olduğudur. Zira MİMARLIK “her yerde olma” ve “herkese hitap etme” özelliklerini aynı anda içeren yegane meslektir. Mimarlık ve Tasarım Fakültesi, Mimarlık Bölümü Lisans eğitiminin temelini oluşturan mimari tasarım derslerinde Kocaeli merkezli sorunları ana tema olarak ele almaktadır. Bu doğrultuda ilk ve temel tema “Bir Kıyı Kenti: İzmit” olarak seçilmiş ve kıyısını kullanamayan bu kentte öğrencilerin mimari tasarım çalışmalarını bu temel imgeye yönelik olarak oluşturmaları istenmiştir. Bu doğrultuda öğrencilerimiz kentin farklı kıyılarında farklı tasarımlarla konuyu irdelemekte ve ürünlerini ortaya koymaktadır. Geçen bu kısa sürede Mimarlık Bölümümüzünün Kocaeli’nde varlığını hissettirir bir konuma gelmesi biraz zaman alacaktır. Ancak bu sürenin çok da fazla sürmeyeceği şimdiye dek yapılan çalışmalar ve aldığımız geribildirimlerle ortaya çıkmaya başlamıştır.

Bodrum Konacık, Yalıkavak ve Gümüşlük’te, Osmaniye’de, Şile’de, Saraylı ve Örcün’de, Değirmendere’de öğrencilerin gerçekleştirdiği bir bölümü tamamlanmış, bir bölümü devam eden çalışmalar hem öğrencilerimizin eğitimine hem de mesleki gelişimlerine katkıda bulunurken, Üniversitemiz’in adının da duyurulmasını sağlamıştır. Ayrıca, akademik kadromuzda yer alan öğretim elemanlarımızın üniversitemiz kanalıyla yürüttüğü mimari projeler de yavaş yavaş sonuçlanarak Bölümümüzün tanıtımında yerlerini almışlardır.. Nitekim 4 yıllık geçmişine rağmen Kocaeli’nde gerçekleştirilen ve 2010 yılında kullanıma açılan iki bina, ki birisi İzmit Kocaeli Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Hizmet Binası, diğeri ise Gölcük Kazıklı Kervansarayı ve İç Ek Kültür Binasıdır. Bu ikinci yapı Marmara Belediyeler Birliği 1.lik ödülü yanında, Mimarlık topluluğunda önemli bir yeri bulunan Türkiye Ulusal Mimarlık Ödülleri’nin 12.sinde Yapı Koruma Yaşatma dalı’nda 1.lik ödülünü almıştır. Dilovası Belediyesi hizmet binası, İZTOP avan projeleri gerçekleştirilmiştir. Kocaeli için son derece önem taşıyan Seka Alanı konusunda danışmanlık hizmetleri verilmektedir Yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütlerimizle yoğun ilişkiler içerisinde çeşitli bilimsel ve mesleki etkinlikler düzenlemekte, odayla olan yakın ilişkilerimizin ve dayanışmamızın sonuçları kent kamuoyunda hissedilmektedir. Öğrencilerimiz ulusal ve uluslar arası yarışmalarda ödüller kazanmakta ve kentimiz ve üniversitemizin adını gerek yükseköğretim gerekse sektörde duyurmaktadır.

Ülkemizde hep ihmal edilen çevreye, kültüre, topluma duyarlılık, sürdürülebilirlik, deprem vb. olguların mim arlık alanında yapılan çalışmalarla yaşatılabileceği ve günümüz dinamiklerinin yarattığı sorunların üstesinden gelinmesinde ve üniversitemizin kentle bütünleşmesi, kente olan sorumluluk ve kente yönelik hizmet konusunda Bölüm olarak önemimizin, taşıdığımız sorumlulukların bilinciyle çalışmalarımızı sürdürme yolunda kararlıyız. Bu kararlılık, uygulamalı bir meslek alanı olan mimarlık adına verdiğimiz ve vereceğimiz ürünler yanında, yetiştireceğimiz yeni öğrenciler, ülke bilimine yapacağımız yeni katkılarla da giderek varlığımızı daha da güçlendirecektir. Tüm yapı ve yapılı çevrelerin tasarlanması, yaşanabilir nitelikli çevrelerin üretilebilmesi için tasarımlar yapan, uygulayan; var olan değerlerin korunması, yaşatılması, gönençli bir toplum için gereken her türlü toplumsal sorunları çözümü çalışan ve çözümler üreten bu meslek dalında öğretim veren Bölümümüz, insanların var olduğu sürece gereksinim duyacakları meslek insanlarını yetiştirmeyi ve bu türden taleplere yanıt vermeyi sürdürecektir.

Ülkemizdeki çok sayıdaki Mimarlık bölümleri arasında kısa sürede 11-12’nci konumuna gelen Bölümümüzde izlenen öğretim planı mimarlık mesleği için sürekli güncelleştirilerek; ülkemiz ve çağın gereklerine uygun hale getirilmektedir. Mimarlık bölümü öğrencileri yurt içi ve yurt dışı öğrenci değişim programlarına katılmakta; başta İtalya olmak üzere, Yunanistan, Polonya, İspanya gibi ülkelerde de bir veya iki dönem öğrenimlerini sürdürmekte; bu konuda üniversitemizin adını da yurt dışına başarıyla taşımaktadırlar. Bölümümüzde Mimarlık öğrenimi için gerekli teorik ve uygulamalı dersler yürütülürken, aynı zamanda teknik geziler düzenlenmekte, kısa süreli konferanslar, bilimsel ve mesleki söyleşilerle atölye çalışmaları, sergiler yapılmakta öğrencilerin daha da donanımlı eğitim almaları için gerekli ortamlar yaratılmakta; öğrencilerin, bölüm öğretim elemanlarının yürüttüğü araştırma projelerine ve mesleki yarışmalara (ulusal/uluslar arası) katılımıyla da üstün düzeye erişmeleri için çeşitli olanaklar sunulmaktadır. Mezunlarımız; Mimarlıkla ilgili eğitim ve öğretim kuruluşlarında akademik eleman olarak, özel kuruluşlarda ve kamu kuruluşlarında mimar olarak faaliyet gösterebildikleri gibi sektörün gereksinimlerine uygun olarak kendi işletmelerini de kurabilmektedir.